29 Ekim 2016 Cumartesi

"Allah (senden) razı olsun." Bu ifade neyi ifade ediyor? Ayetin ifadesiyle, "biz Allah'tan razı olacağız ki, Allah da bizden razı olsun." Peki nedir bu 'razı olmak' eylemi? Genelde bu karşılıklı razı olma eyleminin sıralaması karıştılır. Önce gelen Allah'ın kulundan razı olması değil, kulun Rabbinden razı olmasıdır. Eğer insan, duygu, düşünce ve kabiliyetlerini Rabbinin ona verdiği insaniyet fıtratına göre yaşamayı tercih ederse - ki bu minvalde yaşamanın hakkıyla olabilmesi için kendine Rabbinden gelen klavuz ve rehber olarak Kur'anı ve Hz. Nebiyi örnek almakla olur- Rabbinden razı olmuş oluyor. Daha net bir ifadeyle kişi 'arzularını' fıtratına uygun yaşarsa Rabbinin ona verdiği fıtrattan razı olmuş olur. Böyle yapan bir kişi nefs-i mutmainne olur. Yani arzuları Rabbinin verdiği fıtratla tatmin olan kişi. İşte eğer insan duygu, düşünce ve kabiliyetlerindeki arzularını fıtratına göre yaşarsa Rabbi de ondan razı oluyor.Rabbin ondaki 'arzusuna'(fıtrat) uygun yaşamış oluyor.
Din, hariçten okunan bir gazel gibi insana dışardan, üstten dikte edilen emirler manzumesi değil, aksine din insaniyetimizi yaşayabilmenin bir vesilesidir, vasıtasıdır ve bir yardımcısıdır. Yani din, hariçten dikte edilen emirleri 'zoraki' yapmaya çalıştığımız bir kurum değil, aksine din 'içimizdeki çağrışımların' bir gereğidir. Yani din, içimizdeki duygu, düşünce, kabiliyet ve istidatlarımızı varmak istedikleri noktalara ulaşabilmelerini temin etmek için dışardan uzatılan bir yardım elidir. Yoksa hariçten dikte edilen ve yapmak zorunda kaldığımız emirler bütünü değildir.
varoluşu anlamaya dair üç grup insanın misali: düşünelim bir ogretmen ögrencilere ödev veriyor ve diyor ki ödevini yapmayan sınıfta kalır. şimdi bir ogrenci var bakiyor duşunuyor. kendisinin 'ogrenci' oldugunu iyice anliyor. bu durumda ogrenmeye ihtiyacim var diyor. ogrenmek icin de ogretmeni dinlemem lazim onun dediklerini yapmam lazim. hele verdigi odevler ise benim daha kolay ogrenmem icin oldugunu fark ediyorum. oyle ise odevlerime cok ozenli bir sekilde hatta bana odev verdigi icin ogretmenimden memnnun olarak, odevin verilmis olmasina razi olarak odevimi yapmaya tum arzularimla caliscagim. diyor. ikinci bir ogrenci de var ki: ogrenci oldugu halde okula gelmiyor, okulu ogretmeni tanimiyor, kabul etmiyor. orenci olmasina ragmen kendisinin ogrenci oldugunu kabullenmek istemiyor. ona boyle yaparsan, ögrenmezsen, sınıfta kalacağini soyluyorlar. bana ne diyor, ben odevle keyfimi bozamam. hem sınıfta kalan falan da burda gormuyorum. der. ne okulla ne odevle ne ogretmenle hic ilgilenmez. bunlarin var olmasini da hic istemez. ucuncu bir gurp ogrenci ise bakiyor ki okul var. hemen herkes okula gidiyor. ben de okula gitmeliyim diyor. ama okul niye var ogretmen niye var pek araştirmiyor. kendisinin ogrenci olmasinin ne demek oldugunu pek incelemiyor. ona anne babasi, sen ogrencisin dedi o da yanibasindaki okula annesinin verdigi cantayla gidiyor geliyor. pek de ders anlamiyor. cantasinda ne var ne yok diye de acip bakmiyor. okula gitmen gerekir dedikleri icin okula gidiyor. derste susman lazim denildigi icin susmaya calisiyor. ama derste ne anlatildigini pek anlamiyor. şu ödevleri yapman lazim deniliyor. o da odevinin niye verildigini hiç anlamadan başkalari nasil yapmişsa onlari takliden bir odev yapiyor. bazen odev yapmak zor geliyor onu da yapmak istemiyor. cunku okulun ogretmenin ve odevin daha ne oldugunu anlamamis. ve ogretmenden ve odev verilmesinden memnun olacak, razi olacak kadar ogretmeni ve odev verilmesinin anlamini tanimamis. bundan dolayı da arzularini öğrenci olmanin gereklerini isteyecek şekilde eğitmemiş.

25 Ekim 2016 Salı

@akif_emre yazısının manasının meali, hocam kavramlaştırma çok güzel ve tam yerinde. İngiltere'nin Ortadoğuda/İslam düyasında yüz yılın başından beri izlediği "çoğunluğa rağmen azınlığın yönetimi stratejisine" mukabil Amerika, demokrasi havariliği söylemini zedelemeden Ordadoğuda/İslam âleminde/Fas'tan Afganistan'a, kolay sofistike bir şekilde sömürmek için kaos içinde "azlık düzenini" strateji olarak hedefliyor. Ayrıca şu teşhis de çok önemli, Amerika biraz 'alelacele' bölgemize yönelip örgütler üzerinden kaos düzenini azlık stratejisiyle sağlamaya çalışması, bölgenin yerel güçleri bir düzen sağlamadan kaos düzenini bölgemize/ortadoğuya Fas'tan Afgan'a hâkim kılmayı amaçlıyor.