12 Aralık 2016 Pazartesi

• Demek ki din ve imandan benim payıma düşen kendi gerekçelerimle ulaştığım ve hayatıma tatbik etmeye çalıştığım durumlardır. Yoksa söylemin şatafatıyla dini bir nevi ‘retorik müslümanlığı’ yapmakla ele alsam ancak din adına cinayet işlerim. Ve esasta bu durum dini dünyevi bir kurum olarak algıladığımı gösterir. • kürdi, millet tabirini, dindaşlık olarak ele alıyor olsa gerek. bugün ise en iyi ihtimalle millet denince vatandaşlık olarak olarak algılıyoruz. bu da bizim kürdinin eserlerini anlamamızı zorlaştırıyor. Bugün biizm iman esaslarına göre düşünce üretmemiz gerekiyor. • Hürriyetin şeriata göre uygulanmasının kurallarını istiyor ali cenab. • bu bağlamda önceki münazarat derslerinde ilk dönemde büyük grupların, milyonların islam yönetimini kabul etmesini "politik" olarak tabir etmeniz çok ufuk açıcı bir nokta. Demek ki insanları yönetim altında tutmak istiyorsak onların gönülleriyle tabi olmak istedikleri bir yönetim uygulayacaksın. • Meşverette hüküm ekserindir. • Öyle ise bugünkü sistemde mebusların iradesinin hürriyetinden bahsedemeyiz demek ki bugün meşveret uygulanmıyor. • Bugünkü sistemler ya direk diktatörlüktür ya da parti diktatoryasıdır. • Bugün biz iman eğitiminde bir arpa boyu yol alamadığımız için hürriyet ve meşverette de bir yol alamıyoruz. • İslamda kavli şeriat, kevni şeriata tabidir; onun üzerine bina edilir. Yoksa kevni şeriattan bihaber kavli şeriatı uygulamaya kalkmak buradaki tabirle “çıkılmaz yol” olsa gerek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder