16 Kasım 2016 Çarşamba

Nursi, metne "ey İnsan" diye 'insaniyete' hitap eden ikaz vurgulu bir cumle ile basliyor.demek ki insaniyet boyle bir ticareti gerektiriyor. risale-i nur metinlerinden uslub olarak biraz farkli bir yapisi var. direk olarak hakikate dair konusmaya geciyor. sonra misallerle aciklamalar yapiyor. Nursi, bu metinde Tevbe Suresini gecen bir ayetin tefisirini yapiyor. ancak Nursi, risale-i nurlarda oldugu gibi Kurana yaklaşiminin bir yansimasi olarak burada cok orijinal bir tefsir perspektifi gelistiyor ve 'satiş eylemini' tamamen 'iman etme' baglaminda ele aliyor.bu yonuyke klasik tefsirlerden cok farkli ve tefsir acisindan hakiki ilim denilecek husuiyet ifade ediyor olsa gerek. Ayetteki "müminlerden" vurgusundan da bu yaklasima dikkat cekilmis oldugunu anliyoruz. Yani mümin olan/ iman eden kişi Var edicisinin/Yaraticisinin emaneti olan varligini tekrar yaraticisina satan/iade eden kişidir. Yani mümin olmak, varlik emanetini Var edicin/yaraticin olan Allah adina ve Onun izni dairesinde kullanmaktir. burada nursinin kurana yaklaşiman birazcik deginelim. aslinda Nursi, Kuranin belagat ozelliklerini cok dikkatli bakislara cozumleyip buradaki manalari Kuranin temel maksadina uygun bir sekilde imanî bir zeminde ele alir. ve nursinin temel prensibi ayet ve hadisin manalarinin hak oldugunu maddi alemden ve insaniyetten örnekler,veriler,misaller getirerek ispat etmeye calismaktir. boyle bir satiş işleminin gercekleşmesi bize hem imanin tarifini veriyor, hem de boyle bir satiştan hasil olan kazanclari, dolayisiyla imanin faydlarini ontolik duzlemde beyan ediyor. İMAN ETMEK NE DEMEKTİR? İMANİN MANASİ NEDİR? İman, bir Allah var demek degildir. iman, butun varligi ve kendi varligini butun yonleriyle, tum ozellikleriyle var eden ve her an varoluşlarini devam ettiren mutlak, bir ve tek olan Yaratici/Varedici vardir. butun varliklar ve benim varligim bu mutlak Yaraticinin ozelliklerini yansitir. Kendimin ve butun varliklarin ne varliklari ne ozellikleri hicbiri kendi kendisini var edemez ve hakiki sahibi olamaz. Biz kendimizi, varligimizdaki duygu,his,kabiliyet,istidat ve hallerimizi ve tum varliklarin varoluslarini ve ozelliklerini birer yansima olarak gorup bunlarla mutlak olan Yaraticiyi tanimayi kabul ediyorum demektir iman. *** İman etmek, 'benliğimi' kullanarak varligimi mutlak olan Yaraticiya verip, yani varligimi onun adina yaşayip kendi varligimin ve tum varliklarin var edicisi ve varliklarini her an 'varlikta tutup' devam ettirin mutlak yaraticisi/var edici Allah oldugunu tasdik ediyorum. Kendi varligimla,varligimdaki ozellikler, duygular,hisler, kabiliyetler ve istidatlar ve duyular ile mutlak Yaraticiya "ayna" olmaktir. iman etmemek, herbiri birer "elmas" degerinde olan insaniyetindeki duyu,duygu, his, kabikiyet ve istidatlarini birer "cam parçası" hükmune duşurup insaniyetini hayvaniyete 'mahkum' etmektir. İman eden ve etmeyenin misali bir Sultana baglanip ona gore yaşamayi kabul eden O sultanin sarayinda en guzel sekilde insana yaraşir tarzda yaşamakla; Sultani tanimayip, sultandan banane. ben kendi halimde isteidgim gibi 'ozgurce' yaşayacagim.Sultana multana gore yaşayamam, diyen kişi cok berbat perişan bir ortamda bir nevi ahirda hayvanlarin arasinda pisliklerin ustunde bocalayip insaniyetini boğup gumler gider. birer tezek gibi temizlenmek için ateşe atilmaya "ehil" olur. varligin ve varligindaki hisler, duygular, kabiliyetler ve istidatlar sana birer emanettir. Varligini ve varligindaki bu ozelliklerini Var edicine 'verip' Onun adina onun izni dairesinde kullanman gerekir. Yani varligini ve varligindaki ozelliklerini Var edicine "ayna" olman gerekir. varligin ve varligindaki tum bu ozellikler bunun icin verilmişlerdir. ama sen bunlari kendine mal edersen, kendinden bilirsen, Var edicilerinden bagimsiz kendinin sayarsan emanete "ihanet" edersin ve mülk-ü İlahiyi "gasb" edersin. *** önemli vurgu fark ettim. burada "satmak" ifadesi 'vermek' manasinda ele aliniyor. yani varligini ve varligindaki ozellikleri Allaha satmak demek bunlardan vazgecmek demek degildir. sadece varligini ve ondaki ozelliklerini Allah'a ver, yani Allahtan oldugunu hepsinin sahibi Allah oldugunu bil ve bunlari Allahin hesabina ve Onun izni dairesinde kullan. emaneti Allaha satarmanin, yani varligini Var edicine verip Onun adina varligini kullanmanin kazanclari, yani imanin faydalari: 1- insaniyetin geregi olarak sen ebediyet istiyorsun işte varligini Varedicine verirsen yokluktan,bozulup çurumekten kurtulup ebedi var olursun. 2- varligininn ve varligindaki kabiliyetlerin duygu ve hislerin Allah adina kullanildiginda bin derece kiymeti artar. insan mutlak yaraticiya baglanmak ve ebediyete inanmakla duygulari,hisleri ve kabiliyetleri tam insaniyete yaraşir sekilde gelişip sümbullenir. 3- varligini Yaraticina verip Onun adina Onun hesabiyla Onun izni dairesinde yaşamaya bedel olarak buyuk bir ucret:cennet verilir. 4- hem de varligi allah vermek demek varligindan, hayat zevkinden vazgecmek demek degildir. yine helal dairesinde varliginin keyfini istedigin gibi cikarabilirsin. 5- varligini mutlak, bir ve tek olan Yaratici/Var edici adina kullandiginda varliginin var kilinmasi ve varlikta korunmasi icin, senin imkansiz sikintilari iceren bu meseleyi Yaratici uhdesine alir seni zahmetlerden kurtarir sana sadece hayatin/varliginin 'tadini cikarmak' kalir. işte bu ikram. Rabb-i Kerimin insana ikrami.kendi malini geri satin al ve karşiliginda bu kadar ucret ver. Gafil olup satmazsan. yani burada gafil, varliginin hakikatinin farkina olmayan kişi. 1- emaneti kendine mal ettin, ihanet ettin. 2- varligini kendi adina yaşadigin icin insaniyetine ters bir sekilde mutlak Yaraticiya ebediyete iman etmekle ancak 'kendine gelen', 'kendini bulan' butun insani özelliklerin gümler, hayvaniyet konumunda yaşanan bir kiymete iner. 3- varligini kendi adina yasadiginda hicbir faydasi olmada o varlik ölumle zayi olup gidecek. 4- satamaktaki, yabi varligi Yaraticya vermekteki yuksek fiyattan mahrum kalacaksin. 5- tum bunlarla birlikte varliginin elde ettigi gunahlari, elemleriyle birlkte telaf-i idaresi ve zahmeti-i muhafazasi senin başina yuklenecek ve sen ahireti dusunmeden dunyanin tadini cikarma heveslerini bu 'yük' mahvedecek. *** metinde iki misal veriliyor biri zelzeleli dag misali. digeri ise ata binen asker misali. ayrica meselenin hakikatini ifade ederken örnekleme yapip insanin varligini ve varligindaki duyu, duygu ve kabiliyetlerini nasil Yaratici adina kullanabilecegini göz, dil ve akil üzerinden orenekleyrek calisiyor. burada bize şunu ifade etmis oluyor: varligini Yaraticina verip Onun adina yaşamadiginda hayati 'yaşadim' sanma. sen sadece oyalanio durdun. hic hayatin kunhune varamadin. *** varligini Yaraticiya verip Onun adina yaşamayi engellemek isteyen Felsefe medeniyetinin " sen kendine maliksin!" demesi cok ilginc. demek ki meselenin özü, temeli varligini sahipleniyon mu yoksa Var edicine mi veriyon? İste felsefe medeniyeti bize hep "sen kendine maliksin." diye fisildar bunu hep beynimize işler tum vesilelerle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder